Ana Sayfa Felsefe Tarih Kesnizani Tarikatı ve Bir Devletin Çöküşü (videolu anlatım)

Kesnizani Tarikatı ve Bir Devletin Çöküşü (videolu anlatım)

448
0

Kadiriliğin bir kolu olarak kurulan Kesnizani tarikatını Süleymaniye’de Şeyh Abdülkerim Kesnizani kurmuş, daha sonra ölünce yerine Muhammed Kesnizani geçmiştir. Aslen Süleymaniye’de bir Kürt aşiretidir ve şeyh Abdülkerim Kesnizani Kadiri tarikatından el almıştır. Aynı zamanda aşiret reisidir. Oğul Kesnizani’nin başa geçmesiyle tarikat Kadirilikten kopmuştur. Öyle ki Cerrahi tarikatının şiş, kılıç, bıçak v.s. gibi aletlerini kendilerine batırma ayinlerini ve Yahudi Kabala geleneği denilen bir tür büyücülük ve şeytanla iletişim ayini ve yollarını tarikat içine katmıştır.

            Bu tarikat Saddam Hüseyin döneminde Irak ordu ve istihbaratına sızmayı başarmıştır. CIA ve Mossad ile ilişkisi olduğu iddia edilen tarikatı Saddam Hüseyin 2003 yılında fark etmiştir ve bu kurumlardan temizlemek istese de artık iş işten geçmiştir.

            Tarikatın Amerikan işgalinin ilk günlerinde hedefi Telafer’deki Irak Türkmen Cephesi olmuştur. Buraya sızmaya çalışan Kesnizani, Türkiye’den dönen Türkmenlerle ilgili Barzani’ye “bunlar MİT ajanı” demiş, Telafer’de ise “bunlar İsrail ajanı” yalanını yaymaya çalışmıştır. Halbuki tarikatın Telafer temsilcisi Ali Şaban 2003’de tutuklamalar başlayınca ortadan kaybolmuş ve birkaç ay sonra Amerikan istihbaratının dağıttığı uydu telefonuyla geri dönmüştür. Süleymaniye’de istihbarat kursları gördüğünü ve Amerikan Ordusu’na yardım ettiğini anlatmıştır.

            Saddam’ın Irak’ın başına gelmesiyle (1970’ler) birlikte hem kendi diktatörlüğü hem de Kesnizani tarikatı birlikte güçlenmiştir. Tarikat BAAS rejimine eleman ve silah yardımında bulunuyordu. Fakat bu tarikat gizliliğini çok güzel korumuştur ki Irak ordusu ve istihbaratı dağılana kadar neredeyse kimsenin haberi olmadı. Hatta Şeyh Muhammed’in basında çıkmış tek fotoğrafı yoktu. Ne zaman ki ordu ve istihbarat dağılır ve burada çalışan personeller işsiz kalarak işportacılık, taksicilik ya da çiftçilik yapmaya başlarlar işte o zaman artık kaybedecek bir şeyleri kalmadığından da bu tarikat ile ilgili bildiklerini anlatmaya başlarlar.

            Bu tarikat Saddam’ın en yakınındakileri kendi kendine mürit yapmış yada o mevkilere kendi müritlerini yerleştirmiş, veya satın almıştır. Kesnizani tarikatı ayinleri oldukça kanlı oluyordu. Kendini bıçak, kılıç, kama gibi aletlerle kesenler, silahla vuranlar, şişleyenler oluyor ve şeyhin tükürüğüyle iyileştiği görülüyordu. Tabiki ölümlerde çok fazla oluyordu. Bu ölümler içinde yeterli cezbe haline gelinmediğinden kaynaklandığı yalanı uyduruluyordu. Aslında iyileşenler de ilizyon numaralarından farklı değildi. Durum böyle olunca yıllardır savaş içinde olan Irak askerinin ve istihbaratının rütbelilerinin de dikkatini çekti. Cephede yaralanmalara karşı kendini bu şekilde korumak isteyenler bu tarikata katıldı. Öyle ki genelkurmay başkanı Ayat Fetih El-Ravi, Hava kuvvetleri komutanı Mareşal Hamid Şaban, umumi askeri istihbarat başkanı Mareşal Vefik El-Samarayi gibi isimlerin yanında Saddam’ın kardeşleri Vatban ve Barzan, karısı Sacide Hayrullah, oğlu Uday ve bunlardan daha önemlisi sağ kolu İbrahim İzzet El- Duri’de tarikata katılmıştı. Bir süre sonra devletin önemli yerlerinde tarikata katılmak istemeyenler İsrail’in de yardımıyla parayla satın alınarak tarikata katılıyorlardı. İşte bu kişilerin getirdiği bilgiler Muhammed’in oğlu veliaht Nerhu’ya oradan da Mossad ve CIA’ye gidiyordu. Nerhu’nun hakkında pek Allah’la kitapla işi olmaz denirdi.

Saddam bunu son birkaç ayında farkına vardı. Önüne geçmeye çalışsa da ağlar çevresini sarmıştı ve bunu yapamadı. Sırf bu sebeptendir ki ABD işgalinde Bağdat’ta tarikata bağlı askerler direniş göstermemiş, Basra civarında ise Şii nüfuz bölgesi olduğundan tarikatın sızamamasıyla güçlü bir direniş yaşanmıştır. Hatırlarsanız ABD o tarihlerde oradan geçmemek için Türkiye üzerinden giriş yapmayı denemiş fakat tezkere meclisten geçmediği için bu kabul edilmemişti. Hatta Türkiye’ye ortaklık teklif edilmişti. O dönemleri hiç unutmam “biz girseydik ABD askerleri orada bu kadar zulüm yapamazdı” diye hayıflananların sayısı çoktu.

Irak’ın yeniden yapılanmasında bu tarikat mensupları yine ön plandaydı. Zaten devletin askeri ve istihbarat kurumlarını zaman içinde eline geçirmiş olan tarikat için bu zor olmadı. Yeniden görev verilenler bu tarikattan seçildi. Böylece kurumlardan tarikat dışındakiler için tam bir temizlik yaşandı. Bu tarikata sadece Kürtler değil bölgedeki Türkmen ve Araplarda katılmıştı. Irak Türkmen Cephesi bile domine edilmişti. Üstelik başta da bahsettiğim gibi Türkiye’ye gelenler için Barzani’ye “mit ajanı”, Türkmenlere “İsrail ajanı” deniyor, Türk makamlarına ise “davaya ihanet ettiler” denilerek tutuklanmaları isteniyordu. Sayısal gücü de ellerine almışlardı. Öyle ki sadece Telafer’de 6 tane tekkeleri ve on bin müritleri vardı. 1970’lerin sonları ve 1980’lerin başlarında Muhammed şeyh olduğunda Telafer’e halife olarak gönderdiği Abdulaziz Efendi ve Fazıl Karabaş iki ayrı tekkede görev yaparken Abdulaziz’in 30, Fazıl’ınise 60 müridi vardı. Böylece polis ve askeri teşkilatı yeniden daha güçlü şekilde istila edebildiler.

Amerikalıların Irak’a girişleriyle birlikte Kesnizani tarikatı iyice güçlenmeye başladı. Yapılan ihaleler genel olarak bu tarikata veriliyordu. Yapılan toplantılarda bu tarikat ABD tarafından devamlı övülüyordu. Maddi yardımda bulunuyordu. Hatta Kerkük İl Meclisi oluşturulurken ABD’nin ısrarıyla 1 meclis üyesi alınmıştı. Fakat ülkenin orta ve kuzey bölgelerinde etkinlerdi. Bağdat ve güney Şii olduğundan bu tarikattan uzaktı. Şeyh Muhammed’in Hz. Ali ve Kerbela güzelleme denemeleri bile sonuçsuz kaldı. BAAS rejimin yaptığı Şii katliamlarda Duri’nin tarikatla Saddam’ın arasını bulan kişi ve tarikat mensubu olması da ayrı bir etkendi.

ITC’nin içine sızma operasyonları da yer yer başarılı olmuştu. Ayrıca 1. Körfez mağlubiyeti sonrası Saddam’ın gazabına uğrayan Vahabiler’de Saddam’ın gidişiyle yeniden toparlanmış ve Şeyh Muhammed’den intikam istiyorlardı. 1980’lerin sonu 1990’ların başlarında Vahabiler “bunlar Kuran ve sünnet yolundan gitmiyorlar” diye Kesnizani tarikatına saldırmış ve yok etme noktasına getirmiştir fakat 1. Körfez Savaşı sonrası Saddam imdatlarına yetişmiş ve Vahabileri bitirme noktasına getirmiştir. Şey Muhammed ise artık parti kurmuş ve tarikatın merkezini Süleymaniye’den Bağdat’a taşımıştı.

Iraklı Türkmen gazeteci Muhammed Muhtar’a göre Saddam bile bir kişiyi idam etse bu tarikat onu kurtarabilirdi. Şimdi de aynı güçteler diyordu. Bu minvalde bir kişiyi çok kolay da idam ettirebilirler anlamı çıkıyordu

Ülkeyi Saddam 3’e bölmüştü. Güneyi oğlu Ali Hasan Mecid’e, orta Irak’ı oğlu Kusay’a, kuzeyi ise İzzet Duri’ye vermişti. Güneyde ABD askerlerine Mecid 20 gün direnmişti. Kusay ise Bağdat’ı korumak için Duri’den gelecek yardıma bel bağlamıştı fakat o yardım hiç gelmemişti. Duri bütün askerleri evlerine yollamıştı. Buda Kesnizani tarikatının işi olduğu ap açık ortadaydı ve savaş aslında birden bire bitmişti.

Her tarikatta olduğu gibi Kesnizani’de de çağ dışı ve din dışı uygulamalar vardı. bunlardan biri Şeyh Muhammed’le tarikata girdiğini düşündüğümüz fakat öncesinde olmadığından emin olmadığımız Kabala uygulamalarıydı. Kabala Yahudilikte bulunan bir büyü ritüeliydi. Şeyh bunları ayinlerde kullanır hatta Tevrat’tan bölümler okurdu. Müritlere bazı kitaplar okutuluyor ve yönlendiriliyordu fakat sadece sadık müritlere Muhammed’in yazdığı ve büyü yöntemleri, Tevrat’tan bölümler ve geçmişteki Müslümanların büyü ile ilgili yazdıklarından alıntıların olduğu özel bir kitap okutulduğu söyleniyordu. Aynı zamanda tarikata yeni giren biri şeyhin ayağını, biraz yükselen elini, en üst mertebelere çıkanlar ise omzunu öperdi. Yani alt tabaka mübaşir yolu denilen bir yoldaydı ve her tarikatta olduğu gibi asalaktı ve halktan aldıkları yardımlarla geçinir, hiçbir işe yapmazlardı.

 

KAYNAKLAR https://21yyte.org/tr/merkezler/bolgesel-arastirma-merkezleri/orta-dogu-ve-afrika-arastirmalari-merkezi/kesnizani-tarikati-veya-buyuk-bir-ortulu-operasyon https://www.sozcu.com.tr/2019/yazarlar/aytunc-erkin/kesnizani-fetullah-ve-isik-ucgeninde-abdli-tarikatlar-3230343/ https://www.haberler.com/unlu-profesorden-irak-taki-kesnizani-tarikatina-10174068-haberi/ http://www.haberalp.com/yasam/kesnizani-tarikati-nedir-h84251.html

 

Bir Cevap Yazın